“PCOS artık PMOS mu oldu?”
“PMOS nedir?”
“PCOS'un adı neden değişti?”
“PMOS'ta nasıl beslenmeliyim?”
“İnsülin direncim varsa karbonhidrat tüketmeli miyim?”
Son dönemde polikistik over sendromu (PCOS) hakkında önemli bir terminoloji değişikliği gündeme geldi. Uluslararası alanda durum için Polyendocrine Metabolic Ovarian Syndrome (PMOS) adı kullanılmaya başlandı. Bu nedenle daha önce PCOS olarak bilinen durum hakkında artık PMOS, PMOS beslenmesi ve PMOS diyeti gibi ifadelerle de karşılaşabilirsiniz.
Bu değişiklik yalnızca bir isim değişikliği değil. Yeni isim, durumun yalnızca yumurtalıklarla veya “kistlerle” ilgili olmadığını; hormonal, metabolik, üreme sağlığı, cilt ve ruhsal sağlık gibi birçok alanı etkileyebilen daha kapsamlı bir tablo olduğunu vurgulamayı amaçlıyor. Uluslararası kılavuz Mayıs 2026'da terminolojiyi PMOS olarak güncelledi ve önceki PCOS kılavuzundaki temel önerilerin değişmediğini belirtti.
Bu nedenle internette PCOS beslenmesi, PCOS diyeti, polikistik over beslenmesi gibi ifadeleri arayan kişiler artık aynı durum için PMOS beslenmesi ve PMOS diyeti ifadeleriyle de karşılaşabilir.
Peki PMOS nedir ve beslenmenin bu durumdaki rolü nedir?
PMOS nedir? PCOS'un adı neden değişti?
PMOS, daha önce Polycystic Ovary Syndrome (PCOS) olarak adlandırılan durumun yeni uluslararası adıdır.
Yeni isim:
Polyendocrine Metabolic Ovarian Syndrome
şeklindedir.
Bu değişikliğin temel amacı, hastalığın yalnızca yumurtalıklarda görülen “kistler” ile ilgili olduğu yönündeki yanlış algıyı azaltmak ve durumun daha geniş hormonal ve metabolik özelliklerini yansıtmaktır.
Uluslararası isim değişikliği, çok sayıda sağlık profesyoneli, hasta ve meslek kuruluşunun katıldığı uzun soluklu bir süreç sonucunda gerçekleştirildi. Uluslararası kılavuza göre 56 profesyonel ve hasta kuruluşu bu süreçte yer aldı ve farklı ülkelerden yaklaşık 22.000 kişinin görüşleri değerlendirildi.
Bu nedenle bundan sonra bilimsel kaynaklarda PMOS, eski kaynaklarda ise PCOS ifadesini görmeniz normaldir.
PMOS sadece yumurtalıklarla ilgili bir durum mudur?
Hayır.
PMOS; hormonlar, metabolik sağlık, üreme sistemi, cilt ve bazı kişilerde ruhsal sağlıkla ilişkili olabilen çok boyutlu bir durumdur.
Bu nedenle PMOS yaklaşımında yalnızca adet düzenine veya yumurtalıklara bakmak yeterli değildir.
Kişinin:
- Adet düzeni
- Androjen düzeyleri ve belirtileri
- Metabolik sağlığı
- Kan şekeri düzeni
- Vücut ağırlığı ve vücut kompozisyonu
- Beslenme düzeni
- Fiziksel aktivitesi
- Uyku düzeni
- Ruhsal iyilik hali
gibi farklı alanları gerektiğinde birlikte değerlendirilir.
PMOS'ta beslenmenin rolü nedir?
Beslenme, PMOS yönetiminin önemli parçalarından biridir.
Ancak burada önemli bir ayrım yapmak gerekir:
PMOS için tek bir “mucize diyet” yoktur.
Uluslararası kılavuzlar, PMOS'lu bireylerde sağlıklı yaşam tarzının önemini vurgularken beslenmenin kişinin bireysel ihtiyaçlarına, tercihlerine ve hedeflerine göre planlanmasını desteklemektedir.
Bu nedenle internette sık karşılaşılan:
- “PMOS diyeti”
- “PCOS için yasak yiyecekler”
- “PMOS'ta karbonhidrat tamamen kesilmeli”
- “PCOS'ta süt ürünleri yasak”
- “PMOS'ta sadece düşük karbonhidrat beslenilmeli”
gibi kesin ifadeler herkes için doğru kabul edilmemelidir.
Amaç tek bir besin grubunu suçlamak değil, kişinin genel beslenme düzenini ve metabolik risklerini değerlendirmektir.
PMOS'ta karbonhidrat tüketilmeli mi?
Bu, PMOS ile ilgili en sık sorulan sorulardan biridir.
Kısa cevap:
Karbonhidratların tamamen bırakılması gerekmez.
Karbonhidratlar vücudun önemli enerji kaynaklarından biridir. Burada asıl önemli olan karbonhidratın türü, miktarı, öğünün genel yapısı ve kişinin bireysel metabolik özellikleridir.
Örneğin:
- Yulaf
- Bulgur
- Tam tahıllı ekmek
- Kuru baklagiller
- Patates
- Sebzeler
- Meyveler
karbonhidrat içeren ancak aynı zamanda farklı besin ögeleri de sağlayan besinlerdir.
Buna karşılık şekerli içecekler, şekerlemeler ve yüksek oranda rafine edilmiş ürünler daha farklı değerlendirilir.
Dolayısıyla:
“PMOS'um var, karbonhidrat yiyemem.”
yerine:
“Beslenmemde karbonhidratın miktarı, kalitesi ve öğün içerisindeki dağılımı nasıl?”
sorusunu sormak daha doğru bir yaklaşımdır.
PMOS ve insülin direnci arasında ilişki var mı?
PMOS'ta metabolik özellikler kişiden kişiye değişebilir.
Bazı kişilerde insülin direnci ve kan şekeri metabolizmasıyla ilgili sorunlar görülebilir. Ancak PMOS tanısı alan herkesin aynı düzeyde insülin direncine sahip olduğunu söylemek doğru değildir.
Bu nedenle:
“PMOS = insülin direnci”
şeklinde basitleştirilmiş bir eşleştirme yapmak yerine kişinin metabolik durumunun ayrıca değerlendirilmesi gerekir.
İnsülin direnci bulunan kişilerde beslenme planının amacı yalnızca karbonhidratı azaltmak değildir.
Toplam enerji alımı, besin kalitesi, lif tüketimi, fiziksel aktivite, uyku, vücut ağırlığı ve kişinin genel yaşam tarzı birlikte değerlendirilmelidir.
PMOS'ta kilo vermek şart mı?
Hayır.
PMOS yalnızca fazla kilolu bireylerde görülmez.
Normal vücut ağırlığında olan kişilerde de PMOS görülebilir. Bu nedenle “PMOS varsa mutlaka kilo vermelisin” şeklinde genel bir yaklaşım doğru değildir.
Bununla birlikte fazla vücut ağırlığı veya obezite bulunan kişilerde, kişinin hedefleri ve sağlık durumu doğrultusunda mütevazı bir ağırlık kaybı bazı metabolik ve üreme sağlığı sonuçları açısından faydalı olabilir.
Burada önemli olan kişinin kilosunu tek başına bir “başarı” veya “başarısızlık” göstergesi haline getirmemektir.
Beslenme yaklaşımı:
- Metabolik sağlığı,
- Yaşam kalitesini,
- Besin yeterliliğini,
- Yeme davranışını,
- Fiziksel aktiviteyi
birlikte değerlendirmelidir.
PMOS'ta Akdeniz tipi beslenme neden öne çıkıyor?
PMOS'ta tek bir beslenme modelinin herkes için üstün olduğu söylenemez.
Ancak sebze, meyve, tam tahıllar, kuru baklagiller, balık, zeytinyağı, kuruyemişler ve diğer besin çeşitliliğini içeren dengeli beslenme modelleri genel sağlık açısından güçlü bir temele sahiptir.
Akdeniz tipi beslenme de bu özellikleri nedeniyle PMOS'ta uygulanabilecek sağlıklı beslenme modellerinden biri olabilir.
Örneğin günlük beslenmede:
- Bol miktarda sebze,
- Mevsim meyveleri,
- Kuru baklagiller,
- Tam tahıllar,
- Zeytinyağı,
- Kuruyemişler ve tohumlar,
- Balık,
- Yeterli protein kaynakları
yer alabilir.
Ancak burada da amaç “Akdeniz diyeti yaparsam PMOS düzelir” demek değildir.
Beslenme modeli kişinin ihtiyaçlarına göre uyarlanmalıdır.
PMOS'ta protein neden önemlidir?
Protein, PMOS'a özgü bir “tedavi” değildir.
Ancak yeterli protein alımı genel beslenme yeterliliği, kas dokusunun korunması, tokluk ve vücut kompozisyonunun desteklenmesi açısından önemlidir.
Protein kaynakları arasında:
- Yumurta
- Yoğurt ve kefir
- Peynir
- Balık
- Tavuk
- Et
- Kuru baklagiller
- Tofu ve diğer bitkisel protein kaynakları
bulunabilir.
Günlük protein ihtiyacı ise herkes için aynı değildir.
Yaş, vücut ağırlığı, fiziksel aktivite, enerji ihtiyacı ve sağlık durumu gibi faktörler dikkate alınmalıdır.
Bu nedenle PMOS'ta da “herkes şu kadar gram protein tüketmeli” şeklinde tek bir sayı vermek doğru değildir.
PMOS'ta lif tüketimi neden önemlidir?
Lif içeren besinler sağlıklı beslenmenin önemli bir parçasıdır.
Sebzeler, meyveler, kuru baklagiller, tam tahıllar, kuruyemişler ve tohumlar farklı miktarlarda lif sağlar.
Lif içeren besinler:
- Tokluğu destekleyebilir,
- Bağırsak sağlığına katkı sağlayabilir,
- Beslenmenin genel kalitesini artırabilir,
- Kan şekeri kontrolünü destekleyen dengeli öğünlerin parçası olabilir.
Bu nedenle PMOS'ta yalnızca “kaç gram karbonhidrat tüketiyorum?” sorusuna değil, “Bu karbonhidratı hangi besinlerden alıyorum?” sorusuna da bakmak gerekir.
PMOS'ta hangi besinler tüketilmeli?
Tek tek “yasak” veya “serbest” besinler listesi oluşturmak yerine beslenmenin genel düzenine bakmak daha doğru olur.
Günlük beslenmede aşağıdaki gruplara yer verilebilir:
Sebzeler
Farklı renklerde ve çeşitlerde sebzeler tüketilebilir.
Meyveler
Meyveler doğal olarak karbonhidrat içerir ancak aynı zamanda lif, vitamin, mineral ve çeşitli biyoaktif bileşenler sağlar.
Tam tahıllar
Yulaf, bulgur ve tam tahıllı ekmek gibi seçenekler dengeli öğünlerde yer alabilir.
Kuru baklagiller
Mercimek, nohut ve kuru fasulye gibi besinler hem bitkisel protein hem de lif sağlar.
Protein kaynakları
Yumurta, balık, tavuk, et, süt ürünleri ve uygun bitkisel protein kaynakları kişisel tercihlere göre beslenmede yer alabilir.
Sağlıklı yağ kaynakları
Zeytinyağı, ceviz, badem, fındık, avokado ve tohumlar dengeli bir beslenme düzeninin parçası olabilir.
PMOS'ta hangi besinlerden uzak durulmalı?
PMOS için herkesin uyması gereken tek bir “yasaklı besinler” listesi bulunmaz.
Bunun yerine özellikle:
- Şekerli içeceklerin,
- Aşırı işlenmiş atıştırmalıkların,
- Sık tüketilen yüksek şekerli ürünlerin,
- Besin çeşitliliğini azaltan aşırı kısıtlayıcı diyetlerin
beslenmedeki yeri değerlendirilmelidir.
Burada amaç hiçbir zaman:
“Bu besini bir daha asla tüketme.”
demek değildir.
Sürdürülebilir beslenme, kişinin gerçek hayatıyla uyumlu olmalıdır.
PMOS'ta süt ve süt ürünleri yasak mı?
Hayır.
PMOS nedeniyle herkesin süt veya süt ürünlerini bırakması gerektiğine dair genel bir yaklaşım yoktur.
Süt, yoğurt ve kefir gibi besinler protein, kalsiyum ve başka besin ögeleri sağlayabilir.
Ancak kişinin laktoz intoleransı, süt proteini alerjisi veya başka bir sağlık durumu varsa beslenme buna göre düzenlenebilir.
Bu nedenle sosyal medyada görülen genel yasak listeleri kişisel beslenme planının yerine geçmemelidir.
PMOS'ta gluten bırakılmalı mı?
PMOS tanısı tek başına glutensiz beslenmeyi gerektirmez.
Çölyak hastalığı, glutenle ilişkili başka bir sağlık sorunu veya hekim tarafından belirlenen özel bir durum yoksa gluten içeren besinlerin otomatik olarak çıkarılması gerekmez.
Üstelik gereksiz eliminasyonlar beslenmenin çeşitliliğini azaltabilir.
Bu nedenle PMOS'ta da “glutensiz beslenmek daha sağlıklıdır” gibi genel bir yaklaşım doğru değildir.
PMOS'ta aralıklı oruç yapılabilir mi?
Aralıklı oruç son yıllarda kilo yönetimi ve metabolik sağlık açısından sık gündeme geliyor.
Ancak PMOS bulunan herkes için aralıklı orucun diğer beslenme modellerinden üstün olduğu söylenemez.
Bazı kişiler zaman kısıtlı beslenmeyi günlük yaşamına kolayca uyarlayabilirken bazı kişilerde uzun süre aç kalmak:
- Yoğun açlık,
- Akşam fazla yeme,
- Yeme davranışında kontrol kaybı,
- Sosyal yaşamda zorluk
gibi sorunlara yol açabilir.
Bu nedenle beslenme modeli kişinin yaşam tarzı ve yeme davranışıyla birlikte değerlendirilmelidir.
PMOS'ta egzersizin rolü nedir?
PMOS yönetiminde fiziksel aktivite de önemli bir bileşendir.
Burada amaç yalnızca tartıda daha düşük bir sayı görmek değildir.
Düzenli fiziksel aktivite:
- Kardiyometabolik sağlığı,
- Kas kütlesini,
- Fiziksel kapasiteyi,
- İnsülin duyarlılığını,
- Genel yaşam kalitesini
destekleyebilir.
Egzersiz programı kişinin yaşına, mevcut sağlık durumuna, fiziksel kapasitesine ve tercihlerine göre planlanmalıdır.
“Ne kadar çok egzersiz, o kadar iyi” yaklaşımı yerine sürdürülebilir hareketlilik daha doğru bir hedeftir.
PMOS'ta uyku ve stres neden önemli?
PMOS yalnızca beslenme üzerinden değerlendirilmemelidir.
Uyku kalitesi, stres düzeyi ve psikolojik iyilik hali de genel sağlık açısından önemlidir.
Yetersiz uyku ve kronik stres:
- İştah davranışını,
- Fiziksel aktiviteyi,
- Günlük enerji düzeyini,
- Beslenme tercihlerini
etkileyebilir.
Bu nedenle PMOS'ta sağlıklı yaşam yaklaşımı yalnızca “ne yediğiniz” sorusundan oluşmaz.
Beslenme + hareket + uyku + stres yönetimi + gerekli tıbbi takip birlikte ele alınmalıdır.
PMOS'ta beslenme kişiye göre neden değişir?
PMOS tek tip bir tablo değildir.
İki farklı kişinin PMOS tanısı olmasına rağmen:
- Belirtileri,
- Vücut ağırlıkları,
- İnsülin direnci durumu,
- Beslenme alışkanlıkları,
- Fiziksel aktivite düzeyleri,
- Uyku düzenleri,
- Gebelik hedefleri,
- Kullandıkları ilaçlar
birbirinden tamamen farklı olabilir.
Bu nedenle bir kişinin sosyal medyada gördüğü PMOS diyetini başka bir kişinin doğrudan uygulaması doğru olmayabilir.
PMOS'ta en iyi beslenme planı, kişinin ihtiyaçlarına ve yaşamına uyarlanabilen plandır.
PMOS'ta beslenme planı oluştururken hangi noktalar değerlendirilir?
Kişiye özel bir beslenme değerlendirmesinde örneğin:
- Günlük beslenme alışkanlıkları,
- Öğün düzeni,
- Enerji ve besin ögesi alımı,
- Protein ve lif tüketimi,
- Karbonhidrat kaynaklarının niteliği,
- Fiziksel aktivite,
- Uyku,
- Stres,
- Yeme davranışı,
- Vücut ağırlığı ve vücut kompozisyonu,
- İnsülin direnci veya diğer metabolik riskler,
- Laboratuvar sonuçları,
- Kullanılan ilaçlar,
- Gebelik veya gebelik planı
gibi faktörler birlikte değerlendirilebilir.
Bu değerlendirme sonucunda kişinin hedeflerine uygun bir beslenme yaklaşımı oluşturulabilir.
PMOS için tek bir diyet var mı?
Hayır.
PMOS için herkesin uygulaması gereken tek bir beslenme modeli bulunmaz.
Düşük karbonhidratlı beslenme, Akdeniz tipi beslenme, enerji kısıtlamalı beslenme veya zaman kısıtlı beslenme gibi farklı yaklaşımlar bazı kişilerde kullanılabilir.
Ancak önemli olan yalnızca diyetin adı değildir.
Asıl önemli olan:
Beslenme düzeninin besin açısından yeterli olması, kişinin ihtiyaçlarına uygun olması ve uzun vadede sürdürülebilmesidir.
Bu nedenle “PMOS diyeti” ararken tek bir liste aramak yerine kişinin durumunun değerlendirilmesi daha doğru bir yaklaşımdır.
PMOS hakkında sık yapılan yanlışlar
“PMOS sadece yumurtalıklardaki kistlerle ilgilidir.”
Doğru değildir. Yeni terminolojinin değiştirilmesindeki temel amaçlardan biri de durumun daha geniş hormonal ve metabolik özelliklerini yansıtmaktır.
“PMOS varsa mutlaka kilo fazlalığı vardır.”
Doğru değildir. PMOS farklı vücut ağırlıklarında görülebilir.
“PMOS varsa karbonhidrat tamamen bırakılmalıdır.”
Doğru değildir. Beslenmede karbonhidratın türü, miktarı ve kişinin metabolik durumu birlikte değerlendirilmelidir.
“PMOS'ta süt ve gluten kesinlikle yasaktır.”
Genel olarak doğru değildir. Bu tür eliminasyonlar kişisel bir tıbbi gereklilik olmadıkça otomatik olarak uygulanmamalıdır.
“PMOS'un tek çözümü kilo vermektir.”
Doğru değildir. PMOS yönetimi kişinin metabolik, hormonal, üreme sağlığı ve yaşam kalitesi açısından ihtiyaçlarına göre ele alınır.
“PMOS'um varsa aynı diyeti herkes gibi uygulayabilirim.”
Doğru değildir. PMOS farklı kişilerde farklı şekilde ortaya çıkabilir ve beslenme yaklaşımı kişiselleştirilmelidir.
PMOS'ta beslenme için günlük hayatta nereden başlanabilir?
Her şeyi bir anda değiştirmek yerine birkaç temel noktadan başlanabilir.
1. Öğünlerinizi daha dengeli hale getirin.
Protein, lif içeren besinler ve uygun karbonhidrat kaynaklarını birlikte değerlendirin.
2. Sebze ve meyve çeşitliliğini artırın.
Tek bir besine odaklanmak yerine çeşitliliği artırın.
3. Karbonhidratları tamamen yasaklamayın.
Daha az işlenmiş ve lif içeren kaynakları beslenmenize uygun şekilde kullanın.
4. Yeterli protein almaya dikkat edin.
Protein ihtiyacınızı kişisel özelliklerinize göre değerlendirin.
5. Su tüketiminizi ihmal etmeyin.
Sıvı ihtiyacınızı yaş, aktivite, iklim ve sağlık durumunuza göre değerlendirin.
6. Düzenli hareket edin.
Size uygun ve sürdürülebilir fiziksel aktiviteyi tercih edin.
7. Uyku düzeninize dikkat edin.
Beslenme kadar uyku da genel sağlık için önemlidir.
8. Sosyal medyadaki yasak listelerine temkinli yaklaşın.
Bir besinin başka bir kişiye iyi gelmesi, sizin için de gerekli olduğu anlamına gelmez.
Sonuç: PMOS'ta amaç “mükemmel diyet” değil, sürdürülebilir sağlık yaklaşımıdır
PCOS'un yeni adı olan PMOS, durumun yalnızca yumurtalıklarla veya kistlerle sınırlı olmadığını daha iyi yansıtmayı amaçlayan güncel bir terminolojidir.
Ancak isim değişmiş olsa da beslenme açısından temel yaklaşım değişmemiştir:
Kişiye özel, yeterli, dengeli ve sürdürülebilir bir beslenme düzeni.
PMOS'ta karbonhidratları tamamen kesmek, süt ürünlerini otomatik olarak bırakmak, gluteni gereksiz yere çıkarmak veya internette bulunan tek tip bir “PMOS diyeti”ni uygulamak herkes için doğru değildir.
Bunun yerine kişinin:
metabolik durumu + beslenme düzeni + fiziksel aktivitesi + uyku + stres + yeme davranışı + sağlık hedefleri
birlikte değerlendirilmelidir.
Özellikle insülin direnci, kilo yönetimi, gebelik planı veya başka bir sağlık sorunu söz konusuysa beslenme yaklaşımı daha da kişiselleştirilmelidir.
Unutulmaması gereken en önemli nokta ise şu:
PMOS'ta amaç yalnızca tartıdaki rakamı değiştirmek değil; uzun vadede metabolik sağlığı, besin yeterliliğini ve yaşam kalitesini destekleyen bir düzen oluşturmaktır.
Sık Sorulan Sorular
PMOS nedir?
PMOS, daha önce Polycystic Ovary Syndrome (PCOS) olarak adlandırılan durumun 2026 yılında güncellenen uluslararası adıdır: Polyendocrine Metabolic Ovarian Syndrome. Yeni isim, durumun hormonal ve metabolik özelliklerini daha kapsamlı şekilde yansıtmayı amaçlamaktadır.
PCOS'un adı neden PMOS oldu?
Eski isim, durumun yalnızca yumurtalıklarda bulunan kistlerle ilgili olduğu yönünde yanlış bir algı oluşturabiliyordu. Yeni isim, hormonal, metabolik ve yumurtalıkla ilişkili özelliklerin daha geniş çerçevede anlaşılmasını amaçlıyor.
PMOS'ta nasıl beslenilmeli?
PMOS için tek bir standart diyet yoktur. Beslenme; kişinin metabolik durumu, vücut ağırlığı, fiziksel aktivitesi, beslenme alışkanlıkları, sağlık hedefleri ve yaşam tarzına göre kişiselleştirilmelidir.
PMOS'ta karbonhidrat yasak mı?
Hayır. Karbonhidratların tamamen bırakılması gerekmez. Karbonhidratın kaynağı, miktarı, öğün içerisindeki dağılımı ve kişinin metabolik durumu birlikte değerlendirilmelidir.
PMOS'ta insülin direnci olur mu?
Bazı kişilerde insülin direnci ve diğer metabolik sorunlar görülebilir. Ancak PMOS bulunan herkesin aynı düzeyde insülin direncine sahip olduğunu söylemek doğru değildir.
PMOS'ta kilo vermek gerekir mi?
Herkes için kilo vermek zorunlu değildir. Fazla vücut ağırlığı bulunan kişilerde sağlık hedeflerine göre ağırlık yönetimi önerilebilir; ancak PMOS yalnızca fazla kilolu kişilerde görülmez.
PMOS'ta Akdeniz tipi beslenme yapılabilir mi?
Evet. Sebze, meyve, tam tahıllar, kuru baklagiller, zeytinyağı, kuruyemişler ve uygun protein kaynaklarını içeren Akdeniz tipi beslenme, sağlıklı ve dengeli bir beslenme modeli olarak değerlendirilebilir. Ancak herkes için aynı şekilde uygulanması gerekmez.
PMOS'ta gluten bırakılmalı mı?
PMOS tanısı tek başına glutensiz beslenmeyi gerektirmez. Çölyak hastalığı veya başka bir tıbbi gereklilik yoksa glutenin otomatik olarak beslenmeden çıkarılması gerekmez.
PMOS'ta süt ürünleri yasak mı?
Hayır. PMOS nedeniyle herkesin süt ve süt ürünlerini bırakması gerektiğine dair genel bir öneri bulunmamaktadır. Kişinin özel bir intoleransı, alerjisi veya başka sağlık gereksinimi varsa beslenme buna göre düzenlenebilir.
PMOS'ta hangi besinler tüketilmeli?
Sebzeler, meyveler, tam tahıllar, kuru baklagiller, yeterli protein kaynakları, zeytinyağı, kuruyemişler ve diğer besin grupları kişinin ihtiyaçlarına uygun miktarlarda beslenmede yer alabilir.
PMOS tamamen iyileşir mi?
PMOS, uzun dönemli takip ve yönetim gerektirebilen bir sağlık durumudur. Belirtiler, metabolik riskler ve kişinin sağlık hedeflerine göre yaklaşım değişebilir. Beslenme, fiziksel aktivite ve gerektiğinde tıbbi tedaviler birlikte değerlendirilebilir.
Sevban Kuzu Hakkında
Diyetisyen Sevban Kuzu, kişiye özel beslenme, kilo kontrolü ve yeme davranışı alanlarında danışmanlık sunmaktadır. Psikodiyet yaklaşımıyla, beslenme alışkanlıklarını ve yeme davranışlarını sürdürülebilir şekilde ele alan bütüncül bir danışmanlık anlayışı benimsemektedir.

